islamgezginleri
hos geldiniz lütfen üye olunuz


islamgezginleri


 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
En son konular
» EN ESKİ VE EN GUVENİLİR
Cuma Şub. 10, 2017 9:51 am tarafından furkan54

» EN ESKİ VE EN GUVENİLİR
Cuma Şub. 10, 2017 9:49 am tarafından furkan54

» Allah Kötülüğü De İyiliği De Murad Eder
Paz Ocak 20, 2013 8:10 pm tarafından Selsebil

» Allah Her Şeyi Önceden Yazı İle Yaratır
Paz Ocak 20, 2013 8:09 pm tarafından Selsebil

» Nefsin mertebeleri
Paz Ocak 20, 2013 8:05 pm tarafından Selsebil

» İnsanda bir kemik hariç hepsi çürür
Çarş. Ara. 26, 2012 8:41 pm tarafından Selsebil

» ----İnsan----
Çarş. Ara. 26, 2012 8:21 pm tarafından Selsebil

» Kalbin Manevi Halleri
Çarş. Ara. 26, 2012 7:58 pm tarafından Selsebil

Similar topics
    Arama
     
     

    Sonuç :
     
    Rechercher çıkıntı araştırma
    Nisan 2017
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
         12
    3456789
    10111213141516
    17181920212223
    24252627282930
    TakvimTakvim
    ONLİNE HAC REHBERİ
    3D MEKANLAR

    Paylaş | 
     

     Peygamberimizin Örnek Ahlakı

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    metin
    Özel üye
    Özel üye


    Ruh Hali :
    Lakap : safir45
    Rep Gücü : 397
    Nerden : Bursa-M.K.Paşa

    MesajKonu: Peygamberimizin Örnek Ahlakı   Cuma Nis. 30, 2010 5:01 pm

    AHLAKTA MÜKEMMEL ÖRNEK


    Güzel ahlak adı altında toplanan tüm güzel vasıfları örnek insan
    olarak en mükemmel şekilde yaşayan insan hiç şüphesiz Peygamberimizdir
    (a.s.m.) O’nun ahlakı o kadar yücedir ki, Bizzat Cenab-ı Hak, O’na
    hitaben şöyle buyurur “Muhakkak Senin için tükenmeyen bir mükafat
    vardır. Çünkü Sen pek yüce bir ahlak üzerindesin” (Kalem süresi 4)


    Nitekim, Hz. Aişe Efendimizin ahlakından örnek almak isteyen
    Sahabilere şöyle buyurmuştur: “Siz Kur’an’ı okuyor musunuz? O’nun ahlakı
    Kur’an’dır” Peygamberimizin hayatından her tabakadan insanlar örnek
    alacak yönler bulabilir. Bizatihi insan olarak O’nun hayatından alacağı
    sayısız fazilet ve güzellikler yanında, kendi mesleğini ve cemiyetteki
    yerini ilgilendirecek pekçok derside alabilir. Çünkü O’nun hayatı her
    yönüyle örnektir.





    PEYGAMBERİMİZİN AHLAKİ HUSUSİYETLERİ


    Peygamberimizin ahlakının en mühim bir hususiyeti, Allah vergisi
    oluşudur. Allah, O’nu kusursuz, eksiksiz, mümtaz bir şekilde
    yaratmıştır. O’nu terbiye edem, edep ve ahlakın en seçkin özellikleriyle
    süsleyen Yüce Rabbidir.


    Diğer bir hususiyette birbirine zıt ve ters huyların orta yolu,
    doğru yolu bulmasıdır. Bazı anlar olmuş en cesur bir asker gibi
    meydanlara çıkmış savaşmış. Ama bu halinde bile yumuşak kalpliliğini,
    merhametini esirgememiştir. Bu kadar ağır bir vazife üzerinde olduğu
    halde, O kendisini Rabbine vermiş, Gününün büyük kısmını ibadetle
    geçirmiştir. Bu yönüyle dünyadan alakasını kesmiş görünse de O hep
    sosyal hayatın içinde idi.


    O’nun ahlakı bir meleke halinde idi ki O’nu gören herkes faziletleri
    ile yaratıldığı kanaatine varırdı.





    AHLAK SAHASINDA BÜYÜK İNKİLAP


    Peygamberimiz birkaç sene gibi kısa bir zamanda o geniş yarımadada
    vahşi, adetlerinde mutaassıp çeşitli kavimleri kötü ahlak ve kötü
    alışkanlıklarından kurtarıp, yerine güzel ahlak kurallarını yerleştirdi





    PEYGAMBERİMİZİN GENÇLİĞİ


    Peygamberimizin çocukluk ve gençlik yılları temiz ve iffetli bir
    şekilde geçti. Peygamberlikten sonra nasıl bir ahlaka sahipse,
    peygamberlikten önce de öyle bir ahlaka sahipti. O hep temiz ve nezih
    yaşadı. Çünkü Allah O’nu cahiliye devrinin bütün çirkinliklerinden
    nefret edecek biçimde yaratmıştı. Kavmi arasında el’Emin lakabıyla
    anılırdı. Nitekim, müşrikler Efendimize inanmadıkları, hatta öldürmek
    istedikleri dönemde bile mallarını O’na emanet etmişlerdi.





    YAKINLARININ DİLİNDEN PEYGAMBERİMİZİN AHLAKI


    Peygamber efendimiz hiçbir halini insanlardan saklamamıştır. Çünkü
    O’nun her hali Sahabiler için bir örnek teşkil etmektedir.
    Peygamberimizin aile hayatına ait meseleleri Aişe validemizden
    öğreniyoruz. “Resulullah hiçbir zaman şahsı için kin tutmazdı. Birşeye
    kızarsa Kur’an kızdığı için kızar, beğenirse Kur’an beğendiği için
    beğenirdi. Ne kötü söz söyler, ne de kötülük yapmak isterdi.”


    Hz. Ali ise O’nun ahlakını şöyle anlatmaktadır: “Daima güleryüzlü,
    güzel huylu idi. Kimse ile çekişmez bağırıp çağırmazdı. Pinti ve cimri
    değildi. Çok konuşmaz, boş şeylerle uğraşmazdı. Hiçbir kimseyi
    arkasından kınamaz ayıplamazdı.”


    Enes bin Malik “O insanların en lütuf karıdır. Bir köleyi, bir
    çocuğu dahi geri çevirmezdi. Biri ile musafaha ettiği zaman, elini tutan
    kimse bırakmadıkça elini bırakmazdı.”





    PEYGAMBERİMİZİN TEVAZUU


    Efendimiz tevazu ve alçakgönüllülüğün en makbulünü ve erişilmesi
    mümkün olmayanı yaşamıştır. İnsanlar içinde hiçbir şekilde peygamberlik
    imtiyazını kullanmamış, kendisini üstün görmemiştir ve bir “Kul
    peygamber olarak kalmayı istemiştir.”. Çok defa elini öpmek isteyenleri,
    aşırı şekilde hürmet gösterenleri hoş karşılamazdı.


    Hendek savaşında ashabıyla hendek kazmış, Kuba mescidi inşasında bir
    işçi gibi çalışmış, hep ashabıyla oturmuş, kendini onlardan farlı
    görmemiştir. Veda haccına giderken sırtında sadece dört dirhem değerinde
    kadife parçası, devesinin üzerinde ise yırtık bir sitte bulunuyordu.


    PEYGAMBERİMİZİN HİLMİ VE YUMUŞAK HUYLULUĞU


    Peygamberimiz peygamberliğinden öncede, sonra da insanların en
    halimi ve en yumuşak huylusu idi. O şahsına yapılan kötülüklerden dolayı
    hiçbir şekilde intikam almayı düşünmezdi. Kendisine yapılan türlü türlü
    eziyetlere, hakaretlere rağmen O tahammül ediyordu. O’nun yumuşak
    huyluluğuna, insanları Hakk’a davet ederken gösterdiği sabra Tevrat’ta
    da işaret edilmiştir. Hatta Tevrat’taki özellikleri Efendimizde olduğunu
    gören Yahudi alimleri de müslüman oluyorlardı. On sene hizmetinde
    bulunan Enes bin Malik “Bana bir kere dahi olsun of demedi” şeklinde
    sözleriyle O’nun hilmini tasvir etmektedir.





    HAYASI


    Haya bakımından da insanların en hayırlısı ve en utangacı idi. O
    cahilliye devrinde Arapların yaptığı şeylerden tiksiniyor, hoş
    karşılamıyordu. O’nun hayası başkalarının kusur ve ayıplarını
    hatırlatmaya ve söylemeye meydan vermezdi. Söylemesi gereken şeyi
    doğrudan söylerdi.





    MERHAMETİ VE ŞEFKATİ


    Merhamet ve şefkat O’nun yüce şahsiyetinin bir aynası
    mesabesindedir. O’nun kadar merhametli, O’nun kadar müşfik ve ince ruhlu
    bir insan gelmemiştir. Ki O Cenab-ı Hakk’ın Rahim ve Rauf ismini alması
    ne kadar merhametli ve müşfik bir kalbe sahip olduğunu gösterir. Tevbe
    süresinin 128. ayetinde “and olsun ki size içinizden bir Peygamber geldi
    ki, sıkıntıya uğramanız O’na çok ağır ve güç gelir. Size çok düşkündür.
    Bütün mü’minlere merhametli ve esirgeyicidir” buyurmaktadır. Fakirleri,
    köleleri, zayıfları korur herkese eşit muamele ederdi. Duasında da
    “Allah’ım beni fakir yaşat, fakirlerle haşret” diye yalvarıyordu.





    FAKİR VE KİMSESİZLERE MERHAMETİ


    Abdullah bin Amr bin As anlatıyor “Bir gün mescitte oturuyordum.
    Bazı fakir kimseler toplanmış sohbet ediyorlardı. Resulullah içeri
    girdi. Bir başka tarafa yönelmeden onların yanına gitti ve onlara fakir
    muhacirlere zenginlerden önce cenneti müjdeledi. Efendimiz evinin
    yanında kalan Suffe ashabının ihtiyaçlarını kendi evinin ihtiyaçlarından
    önce görürüdü.”





    YETİMLERE ŞEFKATİ


    Kendisi yetim büyüdüğü için yetimliğin ne kadar zor olduğunu
    biliyordu. Onlara çok müşfik davranıyordu. Kendi evinden yetim hiç eksik
    olmazdı. Hz. Hatice’nin ilk kazasından ölen çocuğu, hatta Ümmü Seleme
    ile evlendiğinde, beraberinde beş yetimi vardı. Bir bayram gününde bir
    kenarda karnı aç, perişan bir vaziyette ağlamaklı duran bir yetim çocuğu
    aldı, Karnını doyurdu, giydirdi. O’nu evlatlığına aldı.





    KÖLELERE ŞEFKATİ


    Peygamberimizin şefkat ve merhametinde en çok istifade edenlerin
    başında köleler gelir. Efendimiz bu insanları hürriyete kavuşmaları için
    çaba göstermiş bu konuda ashabını teşvik etmiştir. Efendimiz asırlardır
    süren bu müesseseyi doğrudan kaldırmak yerine tedricen kaldırma yoluna
    gitmiş hatta Zeyd bin Harise’yi ordu komutanlığına getirerek ders
    vermeye çalışmıştır.





    KADINLAR ŞEFKATİ


    Cahiliyede kadınların durumları perişandı. İnsanlık, kız çocuklarını
    gömüyor, kadınları hor ve hakir görüyorlardı. Kısa zamanda O’nun
    merhameti kadınlar üzerende görülmeye başladı. “Cennet anaların ayakları
    altındadır” buyurarak onlara yüce bir paye verdi.


    ÇOCUKLARA ŞEFKAT VE SEVGİSİ


    Bir çocuk gördüğü zaman mübarek yüzünü neşe ve sevinç kaplardı. Onu
    tutar, kollarına alır, okşar severdi. Onlara selam verir, hal
    hatırlarını sorardı. Hatta bir keresinde yarış yapan çocukların arasına
    katılmış onların neşesine ortak olmuştur. Bilhassa kendi çocuk ve
    torunlarına çok düşkündü. Bir dizine Hasan bin Aliyi, diğer dizine de
    Üsameyi alır bağrına basar “Allah’ım bunlara rahmet et” diye dua ederdi.



    HAYVANLARA OLAN MERHAMETİ



    Efendimiz cahilliye araplarının hayvanlara muamele hususundaki kötü
    davranışlarını ortadan kaldırdı. Hayvanlara yapılan eziyetlere karşı
    ikazda bulunuyor. Onları fazla çalıştırmamaları, aç bırakmamaları
    hususunda ikaz ediyordu.





    AFFI VE BAĞIŞLAMASI


    Kendi yakınlarına daima müsamahalı davrandığı gibi düşmanlarını da
    bilhassa güçsüz durumlarda affetmişti. İkrime’yi, Ebu Süfyan’ı hatta
    Vahşi’yi ve Hindi bağışlaması O’ndaki affetme enginliğini
    yansıtmaktadır. Ki Vahşi O’nun amcasını öldürmüş, öldürmekle kalmamış ki
    organlarını parçalamıştı. Ama Vahşi müslüman olup af dileyince O geri
    çevirmedi.


    AHDE VEFA


    Sözünü tutma hususunda dost düşman ayırmamıştır. Peygamberliğinden
    önce bir dostuna verdiği sözü tutabilmek için 3 gün beklediği meşhurdur.
    Hatta Bedir savaşı öncesinde, Huzeyl ve oğlu Resulullahla birlikte
    çarpışmak üzere yola çıkmışlardı ki müşrikler onları bir yerde
    sıkıştırıp, onlardan Peygamberimizle birlikte savaşmak üzere söz
    aldılar. Huzeyl ve babası Bedirde durumu Efendimize anlatınca “Hayır siz
    Medineye dönün, Onlara karşı verdiğiniz sözü yerine getiriniz.”
    Buyurdu.





    NEZAKETİ


    İnsanların naziği, en nezih tabiatlısı, zerafet bakımından en ince
    ruhlusu davranış yönüyle en latifi idi. Enes bin Malik “Kendisine birşey
    sorana can kulağı ile dinler, soruyu soran ayrılmadıkça yanından
    gitmezdi” buyuruyor. Kendisini ziyaret edenlere ikramda bulunur,
    oturmaları için hırkasını sererdi. Kimsenin sözünü kesmez, konuşmasını
    yarıda bırakmazdı.





    ADALETİ


    Birbirleriyle düşman kabileler arasında İslamı yayarken adaletli
    davranıyor, birini küstürüp diğeriyle anlaşmıyordu. Adalet hususunda,
    Ebu Hodrad ismindeki bir sahabeden alacağı olan yahudinin hakkını
    araması çok ibret vericidir.


    VAKAR VE SUKUTU


    Son derece vakar ve izzet sahibiydi. Görenler önce bir ürperir ve
    korkar sonra da O’nun ne kadar müşfik bir insan olduğunun farkına
    varırdı. O ciddiyete zarar veren hareketlerde bulunmazdı. Boş ve
    lüzumsuz konuşmaz, dedikodu yapmaz, kimsenin aleyhinde söz söylemezdi,
    Sadece tebessüm eder, kahkaha atarak gülmezdi. Başkasını rahatsız
    edecek, iğrendirecek harekette bulunmazdı. Yürümesi bile vakardı. Cihad,
    oruç ve zekattan sonra en hayırlı ibadeten sukut olduğunu bildirirdi.






    ŞECAAT VE CESARETİ



    O gençliğinden itibaren hayatının bütün devrelerinde şecaat
    manasındaki cesaret açık bir şekilde görülmektedir. O’nun cesaretini
    anlamak için O’nun tek başına büyük dünya devletlerini karşısına
    almasına O’nun insanları hak dine davetindeki gayretine bakmamız yeterli
    olur.


    SABRI


    O bir sabır kahramanıdır. Hayatına baktığımızda daha doğmadan
    babasını, altı yaşında annesi sonra dedesini ve amcası Ebu Talib’i
    kaybediyor. Kızı Fatıma hariç bütün çocukları kendisinden önce ölüyor.
    Türlü türlü sıkıntılar çekiyor, hakaretler yiyor, aç kalıyor,
    hastalıklar geçiriyor da O sabrediyor.





    ŞÜKRÜ


    O’nun mübarek dilinden Elhamdülillah lafzı düşmezdi. Sabahlara kadar
    namaz kılar soranlara da “Allah’ıma şükreden bir kul olmayayım mı?”
    derdi. Sevinçli bir haber duyunca hemen şükür secdesi yapardı. Yine
    sakat ya da hasta birisini görünce Allah’ın kendisine ihsan ettiği
    nimetlere şükrederdi.





    TİCARİ AHLAKI


    O herkes gibi alışverişte bulunur, çarşı pazarda dolaşırdı.
    Kendisine peygamberlik gelmeden öncede ticaretle uğraşıyor, O’nun
    doğruluğuna dürüstlüğüne hayran kalıyorlardı. Kendisinden hakkını
    usulsüzce hakkını isteyen bedevileri terslemiyor hemen haklarını
    veriyordu. Çarşı pazarda dolaşıyor, usulsüzce ticaret yapanları
    uyarıyordu.





    AKRABALARINA İYİLİĞİ


    Efendimizin baba tarafından çok akrabası bulunurdu. O amcasını çok
    sever ve gözetirdi. Hatta Ebu Talib’in sıkıntıya düştüğü esnada Ali’yi
    yanına aldı ve kendisi baktı. O hiçbir akrabasını üstün tutmaz hepsini
    gözetirdi. Süt annesi ve kardeşlerine hürmet gösterirdi. Huneyn
    savaşından sonra süt kardeşi esir düşmüştü. Peygamberimizin huzuruna
    getirilince O’na hürmet etmiş hırkasını altına sermiş ve ikramda
    bulunmuştur.





    MİSAFİR PERVERLİĞİ


    Evinden misafir hiç eksik olmazdı. O misafir hususunda din, şahıs,
    devlet ayrımı yapmazdı. Taif’ten gelen Sakif heyetini ağırladı.
    Hizmetlerini gördü ve müslüman olarak ayrıldılar. O’nun evi müsait
    olmayınca başka kişilerin evleri açılıyor misafirler konuk ediliyordu.
    O’nun bir de devamlı misafirleri vardı ki (Suffeliler) onların eğitim ve
    öğretimlerini üslendiği gibi onların geçimlerini de üstlenmişti.





    DÜŞMANLARININ PEYGAMBERİMİZİN AHLAKINI
    İTİRAFLARI



    Düşmanları tarafından bile takdir ediliyordu. Bir gün Ebu Cehil
    “Vallahi Muhammed muhakkak doğru sözlüdür, hiçbir zaman yalan
    söylememiştir” demekten kendisini alamıyordu. Yine zaman zaman
    peygamberimize diliyle eziyet eden ve hakarette bulunan Nadr bin Haris
    müşriklerin ileri gelenleri toplanmış ve onlara “ Muhammed ne şair, ne
    sihirbaz, ne delidir, ne de büyülenmiştir”.


    Yine yabancı yazarlardan Daumer “ Muhammed und sien work” adlı
    eserinde “O’nun şahsında birçok meziyetler toplanmıştır ve tüm Arabistan
    imana gelene kadar bir lahza dinlenmemiştir” demekten kendini
    alamamıştır.


    Yine Lamartin “İnsanın büyüklüğü hangi ölçü ile ölçülürse ölçülsün,
    acaba O’ndan daha büyük bir insan bulunur mu?”demiştir.


    Yazar : Mehmet PAKSU
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://www.islamgezginleri.com
    HaZaN
    Site Yöneticisi

    Site Yöneticisi
    avatar

    Ruh Hali :
    Lakap : HaZaN
    Rep Gücü : 656

    MesajKonu: Geri: Peygamberimizin Örnek Ahlakı   Perş. Mayıs 06, 2010 12:00 pm

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://www.ashabiyemin.com
    HiRaNuR
    Site Yöneticisi

    Site Yöneticisi
    avatar

    Ruh Hali :
    Lakap : AyNuR
    Rep Gücü : 1000165
    Nerden : istanbul

    MesajKonu: Geri: Peygamberimizin Örnek Ahlakı   Perş. Mayıs 06, 2010 12:12 pm


    http://islamgezginleri.to-relax.net/
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://darulislam.pforum.biz/forum.htm
    metin
    Özel üye
    Özel üye


    Ruh Hali :
    Lakap : safir45
    Rep Gücü : 397
    Nerden : Bursa-M.K.Paşa

    MesajKonu: Geri: Peygamberimizin Örnek Ahlakı   Perş. Mayıs 06, 2010 4:46 pm

    Cenab'ı Allah Hepimizden Razı Olur İnşaallah
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://www.islamgezginleri.com
    Selsebil
    Site Yöneticisi

    Site Yöneticisi


    Ruh Hali :
    Lakap : islamgezginleri
    Rep Gücü : 1396
    Nerden : Topraktan

    MesajKonu: Geri: Peygamberimizin Örnek Ahlakı   Perş. Eyl. 30, 2010 11:05 am

    Cool

    http://islamgezginleri.to-relax.net/
    iyi bilin ki gönüller,ancak Allah C.c'ıanmakla huzur bulur. Ra'd 28
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    Sponsored content




    MesajKonu: Geri: Peygamberimizin Örnek Ahlakı   

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
     
    Peygamberimizin Örnek Ahlakı
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » Günlerin en güzeli olan Mevlid Kandili, haftaların en güzeli olan Kutlu Doğum Haftası

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    islamgezginleri :: (¯`·.(¯`·.Hz. Muhammed Mustafa (sav).·´¯).·´¯) :: SİYER-İ NEBİ-
    Buraya geçin: