islamgezginleri
hos geldiniz lütfen üye olunuz


islamgezginleri


 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
En son konular
» Allah Kötülüğü De İyiliği De Murad Eder
Paz Ocak 20, 2013 8:10 pm tarafından Selsebil

» Allah Her Şeyi Önceden Yazı İle Yaratır
Paz Ocak 20, 2013 8:09 pm tarafından Selsebil

» Nefsin mertebeleri
Paz Ocak 20, 2013 8:05 pm tarafından Selsebil

» İnsanda bir kemik hariç hepsi çürür
Çarş. Ara. 26, 2012 8:41 pm tarafından Selsebil

» ----İnsan----
Çarş. Ara. 26, 2012 8:21 pm tarafından Selsebil

» Kalbin Manevi Halleri
Çarş. Ara. 26, 2012 7:58 pm tarafından Selsebil

» Rahata Kavuşamadın Diye Üzülme Çünkü Rahat ve Huzur Cennette Haberin Devamı: http://www.rehberim.net/forum/islam-ve-insan-216/55580-rahata-kavusamadin-diye-uzulme-cunku-rahat-ve-huzur-cennette.html#ixzz2FWcRgspF
Çarş. Ara. 19, 2012 8:47 pm tarafından Selsebil

»  Bir tevekkül iliştir kalbime ey Rabbim!
Çarş. Ara. 19, 2012 8:41 pm tarafından Selsebil

Similar topics
    Arama
     
     

    Sonuç :
     
    Rechercher çıkıntı araştırma
    Ocak 2017
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
          1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031     
    TakvimTakvim
    ONLİNE HAC REHBERİ
    3D MEKANLAR

    Paylaş | 
     

      Hz. Fatima (ra)'in yüksek ahlaki

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Selsebil
    Site Yöneticisi

    Site Yöneticisi


    Ruh Hali :
    Lakap : islamgezginleri
    Rep Gücü : 1396
    Nerden : Topraktan

    MesajKonu: Hz. Fatima (ra)'in yüksek ahlaki    Cuma Tem. 08, 2011 9:48 pm

    Fatıma, "yüksek bir ahlâka,
    onurlu bir karaktere,
    üstün bir nefse, ulu bir duyarlılığa,
    çabuk kavrayan bir anlayışa,
    keskin bir zihne,
    yüce bir erdeme,
    parlak bir üstünlüğe,
    misk kokan bir nefese,
    cesur bir yüreğe,
    bitmek nedir bilmeyen bir heyecana,
    yüksek bir hamiyet duygusuna,
    kendini beğenmişlikten uzaklığıyla hayranlık uyandıran bir izzete sahipti.

    Kibirlilerin tasavvur ettikleri büyüklük onun düzeyine erişmekten çok uzaktı.
    Büyüklenenlerin ve zorbaların karşısında eğilmezdi."

    O, hoşgörü, sükûnet ve geniş göğsüyle, geniş ufuklu vakarıyla,
    öz güven ve yumuşaklığıyla,
    ağırlığı ve temkinliliğiyle,
    sağlam karakteri ve iffetiyle,
    onurunu korumasıyla bir ahlâk abidesiydi.

    Babasının vefatından önce, parlak bir onur ve açık bir hâyâ timsaliydi.

    Güler yüzlü ve mütebessim bir güzellik abidesiydi.

    Ama babasının (s.a.v) vefatıyla birlikte yüzündeki tebessüm kaybolmuştu.


    Dilinden haktan başka bir söz dökülmezdi,
    sadece doğruyu konuşurdu.
    Kimsenin kötülüğünden söz etmezdi.
    Gıybet etmez, kimseyi arkadan çekiştirmezdi.
    Kimseyi küçümseyici kaş göz işareti yapmazdı.
    Başkalarının sırrını saklar, verdiği sözü tutardı.
    İstişarede doğruyu söyler,
    onların gerçek hayrını isterdi,
    başkalarının mazeretlerini kabul ederdi.
    Yanlışlıkları hoş görürdü.
    Çok kere sürçmeleri ve kötülükleri hilim hoşgörüyle karşılardı.

    "Kötülükten kaçar, daima iyiliğe eğilimliydi.
    Güvenilirdi.
    Sözünde doğruydu.
    İyi niyetliydi ve sözünde kesinlikle dururdu.
    İffetin en yüksek doruklarındaydı.
    Tertemiz bir ünü vardı ve adında en ufak bir leke yoktu.
    Eğilimleri üzerinde hevâsının etkisi yoktu.
    Hz. Zehra az ile yetinen zühd sahibi biriydi.
    O, ihtirasın kalbi parçaladığını, işlerde düzensizlik ve dağınıklığa neden olduğunu çok iyi biliyordu.
    O, hayatının sonuna kadar babasının kendisine söylediği şu sözü prensip edindi:
    "Ey Fatıma! Ebedi nimetlere kavuşa bilmen için, dünya hayatının acılarına karşı sabret."
    Basit bir hayata razıydı.
    Hayatın zorluklarına karşı sabırlıydı.
    Helâlin azıyla yetinirdi.
    Razıydı ve kendisinden razı olunmuştu.
    Başkasına ait olan, başkasının sahip olduğu şeylere göz koymazdı.
    Hakkı olmayan bir şeye de gözlerini dikmezdi.
    Allah"tan başkasından bir şey istemeye tenezzül etmezdi.
    O, yüzsüzlük etmez onurlu nefsin tam bir timsaliydi.
    Nitekim babası (s.a.v) şöyle demişti:
    "Asıl zenginlik gönül zenginliğidir."

    O, dünyasını bir yana bırakarak kendini Rabbine adayan Hz. Betül"dü. Dünyanın çekici süslerine arkasını dönmüştü.

    Dünya hayatının aldatıcı güzelliklerine eğilim göstermiyordu
    ve dünyaya meyletmenin ne büyük felâketlere yol açtığını çok iyi biliyordu.

    Dünya hayatının zorluklarına sabrederken,
    dilinden Rabbinin zikrini eksik etmeden
    sorumluluğunu yerine getirme hususunda muazzam bir sabır örneği sergiliyordu.

    Hz. Zehra"nın asıl ilgisi ahirete yönelikti.
    Dünyanın göz alıcı güzelliklerine değer vermiyordu.
    Çünkü babasının (s.a.v) dünyadan, dünyanın nimetlerinden, lezzetlerinden ve şehevî arzularından yüz çevirdiğini görüyordu

    http://islamgezginleri.to-relax.net/
    iyi bilin ki gönüller,ancak Allah C.c'ıanmakla huzur bulur. Ra'd 28
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
     
    Hz. Fatima (ra)'in yüksek ahlaki
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » Hz. Fatima'nin dügünü nasil olmustu?

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    islamgezginleri :: (¯`·.(¯`·.Hz. Muhammed Mustafa (sav).·´¯).·´¯) :: H.Z MUHAMMED (S.A.V)-
    Buraya geçin: