islamgezginleri
hos geldiniz lütfen üye olunuz


islamgezginleri


 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
En son konular
» EN ESKİ VE EN GUVENİLİR
Cuma Şub. 10, 2017 9:51 am tarafından furkan54

» EN ESKİ VE EN GUVENİLİR
Cuma Şub. 10, 2017 9:49 am tarafından furkan54

» Allah Kötülüğü De İyiliği De Murad Eder
Paz Ocak 20, 2013 8:10 pm tarafından Selsebil

» Allah Her Şeyi Önceden Yazı İle Yaratır
Paz Ocak 20, 2013 8:09 pm tarafından Selsebil

» Nefsin mertebeleri
Paz Ocak 20, 2013 8:05 pm tarafından Selsebil

» İnsanda bir kemik hariç hepsi çürür
Çarş. Ara. 26, 2012 8:41 pm tarafından Selsebil

» ----İnsan----
Çarş. Ara. 26, 2012 8:21 pm tarafından Selsebil

» Kalbin Manevi Halleri
Çarş. Ara. 26, 2012 7:58 pm tarafından Selsebil

Similar topics
    Arama
     
     

    Sonuç :
     
    Rechercher çıkıntı araştırma
    Haziran 2017
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
       1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    2627282930  
    TakvimTakvim
    ONLİNE HAC REHBERİ
    3D MEKANLAR

    Paylaş | 
     

     *O Diyarin Sakinleri*

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    Selsebil
    Site Yöneticisi

    Site Yöneticisi


    Ruh Hali :
    Lakap : islamgezginleri
    Rep Gücü : 1396
    Nerden : Topraktan

    MesajKonu: *O Diyarin Sakinleri*   Perş. Ocak 26, 2012 7:10 pm



    O Diyarın Sakinleri,
    Hira mağarasından yükselen "ikra" emrine kulak verirler, fayda vermeyen ilimden Allah'a sığınırlardı. Herhangi bir işi körü körüne yapmaz, o iş hakkındaki ilahi ölçüyü öğrenirlerdi. Çünkü inanmışlardı ki: hayatın manası ubudiyyet (Allah'a kulluk), ubudiyyetin ölçüsü ise dindir (İslam'dır), Allah'a karşı sorumlu oldukları her şeyi ibadet sayarlar ve bu ibadetlerini icra ederlerdi. Zamanımızdaki insanlar gibi önlerine gelen her lokmayı yutmazlardı. Taassupça bir inanışları yoktu.

    O Diyarın Sakinleri,
    ilim öğrenmede yaşı bahane etmezler, asalarına dayana dayana ilim öğretilen yerlere giderlerdi. Yaşları ilerlemiş, kemikleri incelmiş, asalarına dayanarak ilim meclisine gelen bu talebelere:

    -"Sen hangi taşın, hangi ağacın ve hangi toprak parçasının yanında geçmiş isen sana Allah'tan mağfiret dilemiştir. .müjdesi verildi.

    O Diyarın Sakinleri,
    Ya alim olurlar veya talebe olurlardı. Tevbe ve istiğfarların günahlara kefaret olduğu gibi, ilim öğrenmesinin de günahlara kefaret olacağına inanırlardı. Bu husustaki gayretleri: Kişinin ilimden bir çekirdek öğrenmesi kendisi için bir rek'at nafile namaz kılmasından daha iyidir, sözü ile akşam dönmenin cihad olmadığını sanan kimseleri aklı eksik olarak nitelendirirlerdi.

    O Diyarın Sakinleri,
    Bilmeden yapılan ibadetlerin kendilerine fayda sağlamayacağına inanırlardı. Allah'ın emirleri için: Neden, nasılvari itirazları olmaz, sadece hikmetlerine inmek isterlerdi. Başlarında Peygamberleri, ha-yatlarında islam'ı hakimiyet noktasında devletleri olduğu halde yine ilimden, ilim öğrenmekten geri kalmazlardı. Hatta Peygamberlerden şu sözü duydukları halde:

    "Siz, din alimleri (fukahası) çok, okuyucu ve hatipleri aç, soranları az, cevap verenleri çok olan bir diyar ve zamandasınız. Bu vaziyet karşısında, amel, ilimden hayırlıdır. Yakında bir zaman gelecek, alimler azalacak, konuşmalar çoğalacak, soranlar çok olacak, cevap verebilen az bulunacak, işte o zaman ilim, amelden hayırlıdır."(İhya 1/22)

    O Diyarın Sakinleri,
    Öğrendikleri ilimlerin sadece hamallığını yapmazlar, ilimleri ile amel ederlerdi. Amel ederken de ihlası elden bırakmazlardı. Şu gerçeği çok iyi kavramışlardı. İnsanların hepsi de tehlike ve helak üzeredir, yalnız ilmi ile ihlas üzere amel edenler kurtulacaktır. İşte onları korkutan bu husus idi. Onlardan biri bakarsınız bir sureyi 6-7 ayda ancak bitirirdi. Bir ayeti öğrenip onunla amel etmedikçe ikincisine başlamazlardı. Amel ederken benizleri sararır, tüyleri diken diken olurdu."

    O Diyarın Sakinleri,
    Aklı muhafaza düsturunda hassasiyetle durur, islam'ın dışındaki muharref olmuş kitapların bilgilerinden akıllarını korurlardı. Çünkü aklın dayanağı ve gıdası vahiy idi, akıllarını vahyin dışındaki müstakil tutmak isteyenlerin, Bel'am, samiri, Hâman olmak gibi neticelere gideceği gerçeğini Kur'an'dan öğrenmişlerdi.

    Biz o diyarın sakinlerinin öğrendiği ilme muhtacız. Allah'a sığınılması icap eden ilimlerle, putperestlik vasfına haiz her ilim ve bilgi dalma elimizin tersi ile bir işaretimiz kalmıştır. Çünkü Kur'an ilimleri bize hep yücedir. Bunun dışındaki ilimleri sağladığı medeniyet, bizim ilmimizin verdiği medeniyetin daha ilk basamağına kavuşamazlar.

    İsteriz ki; bu ilimler merkezi bir otorite tarafından organize ediledursun...
    Biz bu hususta vagon değil, lokomotif olmak durumundayiz--

    Abdullah Büyük, O diyarın sakinleri

    http://islamgezginleri.to-relax.net/
    iyi bilin ki gönüller,ancak Allah C.c'ıanmakla huzur bulur. Ra'd 28
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör
    ibnimesud
    Site Yöneticisi

    Site Yöneticisi
    avatar

    Ruh Hali :
    Rep Gücü : 391
    Nerden : istanbul

    MesajKonu: Geri: *O Diyarin Sakinleri*   Perş. Şub. 02, 2012 9:24 pm

    Suspect Idea Cool
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://darulislam.pforum.biz/forum.htm
     
    *O Diyarin Sakinleri*
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » Düş Sokağı Sakinleri Full Albüm

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    islamgezginleri :: (¯`·.(¯`·.Hz. Muhammed Mustafa (sav).·´¯).·´¯) :: H.Z MUHAMMED (S.A.V)-
    Buraya geçin: