islamgezginleri
hos geldiniz lütfen üye olunuz


islamgezginleri


 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
En son konular
» EN ESKİ VE EN GUVENİLİR
Cuma Şub. 10, 2017 9:51 am tarafından furkan54

» EN ESKİ VE EN GUVENİLİR
Cuma Şub. 10, 2017 9:49 am tarafından furkan54

» Allah Kötülüğü De İyiliği De Murad Eder
Paz Ocak 20, 2013 8:10 pm tarafından Selsebil

» Allah Her Şeyi Önceden Yazı İle Yaratır
Paz Ocak 20, 2013 8:09 pm tarafından Selsebil

» Nefsin mertebeleri
Paz Ocak 20, 2013 8:05 pm tarafından Selsebil

» İnsanda bir kemik hariç hepsi çürür
Çarş. Ara. 26, 2012 8:41 pm tarafından Selsebil

» ----İnsan----
Çarş. Ara. 26, 2012 8:21 pm tarafından Selsebil

» Kalbin Manevi Halleri
Çarş. Ara. 26, 2012 7:58 pm tarafından Selsebil

Similar topics
    Arama
     
     

    Sonuç :
     
    Rechercher çıkıntı araştırma
    Haziran 2017
    PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
       1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    2627282930  
    TakvimTakvim
    ONLİNE HAC REHBERİ
    3D MEKANLAR

    Paylaş | 
     

     Kur'an'a Bütüncül Değil, Parçacı Anlayışla Yaklaşmak

    Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
    YazarMesaj
    HiRaNuR
    Site Yöneticisi

    Site Yöneticisi
    avatar

    Ruh Hali :
    Lakap : AyNuR
    Rep Gücü : 1000165
    Nerden : istanbul

    MesajKonu: Kur'an'a Bütüncül Değil, Parçacı Anlayışla Yaklaşmak   Paz Ocak 10, 2010 9:02 pm

    Kur'an'a Bütüncül Değil, Parçacı Anlayışla Yaklaşmak

    Kur'an, binlerce parçadan (ayetten) oluşan bir bütündür. Doğal olarak, parçalar bütüne göre (bütünün kapsamı içinde) gerçek anlamını kazanır. Çünkü, Kur'an, bir bütün olarak kendine özgü bir anlama sahiptir.

    Ve Kuran bu bütünlüğü ile asıl anlamını ortaya koymaktadır. Bu bakımdan ayetleri anlamaya çalışırken öncelikle Kur'an'm bütünlüğüne gönderme yaparak, bütünden parçaya doğru bîr anlayışı benimsemeliyiz. Ayetleri anlamaya çalışırken, ayetleri Kur'an'ın bizde oluşturduğu bütüncül anlayışın süzgecinden geçirirsek daha doğru sonuç elde ederiz.

    Örneğin;



    Kur`andaki tanımıyla Tevhid inancını kavramamış bir kimsenin, Kur'an'dan bir hükmü doğru anlaması mümkün değildir. Çünkü, Kur'an'dan Tevhidi çıkardığınız zaman, Kur'aıı hiç bir anlam ifade ütmeyen, bomboş bir kitap haline gelir. Tevhid inancının yanlış bilinmesi de aynı neticeyi doğurur. Zaten Tevhid inancının doğru anlaşılmamış veya gereğince kavranmamış olması nedeniyle değil midir ki Müslümanlar Kur'an'ı anlayabilme noktasında derin bir çıkmazı yaşıyorlar?

    Hatta tefsir yazmış kimi değerli ilim adamları bile bu kavramı gereğince anlamamış veya yeterince dikkat göstermemiş olmalı ki, bir peygamberin, "Allah bana güç yetiremez" diye düşünmeyeceğini bilmeyecek kadar bir yanlışa düşebilmekte dır.

    Öyle ya bir peygamberin, Allah'ın kendisine güç yetiremeyeceğini düşünmesi mümkün mü? Bu Tevhid inancını bozmak demek değil midir? Allah herşeye gücü yeten değil midir? Gerçek bu iken yaptığı mealde Süleyman Ateş bu yanılgıya düşebilmektedir. Bakınız Süleyman Ateş Yeni Ufuklar Neşriyatı Yayınevinin yayınladığı "Kuranı Kerim ve Yüce Meali" isimli Kuran Mealinde Enbiya Suresi 87, ayetine şu şekilde anlam vermektedir:

    "Zünnun'u (balık karnına girmiş olan Yunus ibn Matta'yı) da an; zira (o, kavmine) kızarak gitmişti, bizim kendisine 'güç yetiremeyeceğimizi', (kavminin arasından çıkmakla kendisini kurtaracağını) sanmıştı. Nihayet karanlıklar içinde (kalıp): "Senden başka tanrı yoktur. Senin şanın yücedir, ben zalimlerden oldum!" diye yalvardı,"



    Şimdi biraz düşünelim: Bir peygamberin Allah'ın kendisine güç yetiremeyeceğini düşünmesi mümkün mü? Elbette değil. Değil peygamber, en cahil bir Müslüman bile böyle bir şey düşünmez. Bu yanılgıyı başka meallerde de görmekteyiz. Bu ayetin doğru anlamı ise şöyledir. "... Bizim kendisini 'güç durumda' bırakmayacağımızı sanmıştı..."

    Bu gayet doğal bir beklentidir. Çünkü, bir kimsenin Allah'ın kendisini zor durumda bırakmayacağını düşünmesi (ki bu peygamber için de geçerlidir) yanlış değildir. Bizler de zorda ve darda kaldığımızda Allah'ın bizi kurtaracağı beklentisi içine gireriz. Hz. Yunus (as) da öyle yapmıştır. Aksini iddia etmek şirktir, Peygamberler de asla şirk koşmazlar.

    Amacım Süleyman Ateş Hocayı suçlamak değil. Zira ilmine ve bilgisine çok saygı duyduğum bir kişidir. Ne var ki konumuzun anlaşılması için örnek olarak uygun bir örnek olduğu için burada bu yanılgıya değindim. Yoksa niyetim Süleyman Ateş Hocaya Tevhid'i anlamamış bir kişi olarak nitelendirmek değildir.

    Birisi size herhangi bir otomobil motoruna ait bir parça gösterse ve o parçanın ne olduğunu sorsa, siz o demir parçasının ne olduğunu bilseniz bile ne tür bir motorun parçası olduğunu bilmede yanılabilirsiniz. Ancak aynı parçayı otomobilin üzerindeki motorun kendisinde görseniz hemen hangi motorun parçası olduğunu rahatlıkla anlayabilirsiniz. Başka bir örnek daha verilim.

    Tahta bir masa düşünün. Masanın ayaklarından birini masanın altından alarak bu nedir diye sorsak; ya tahta parçası, ya kalas, ya odun parçası veya herhangi bir şeyin ayağı vs. gibi cevaplar alırız. Oysa ki aynı parçayı ait olduğu masanın altında iken, -masanın ayağını göstererek- "bu nedir? diye kime sorarsak soralım, "masanın ayağı“ cevabını alırız ki doğru cevap da budur.

    Tıpkı bu örneklerde olduğu gibi, ayetleri de anlamlandırırken ait olduğu Kitab'ın bütünlüğünü dikkate alarak anlamaya çalışmalıyız ki yanlışa düşmeyelim.

    Gerçek böyle olduğu halde, Kur'an dan bîr ayet alarak, ona verdiği anlamla kendi görüşünü Kitaba onaylatmaya çalışmak yanlış bir yöntemdir. Ve bu yanlışın sahipleri Kuran` a değil, Kur'an'ı kendi anlayışlarına uydurmaktadırlar.
    Şu da bilinmelidir ki; Kur'anın kendisini, Onun ne olduğunu, niçin gönderildiğini doğru olarak tanımlamadan; O'nu gereğince anlamadan, içindekilerine(ayetlere) doğru anlam vermek asla mümkün değildir.

    Onun için, ayetleri anlamanın, olmazsa olmaz şartı, Kuran'ın ne olduğunu doğru bilmektir. Zira, Kur'anın kendisini nasıl bilirsek içindekilerini de öyle biliriz.

    Yanlış biliyorsak içindekilerini de yanlış, doğru biliyorsak içindekilerini de doğru biliriz. Burada her şey Kur'an nedir? sorusuna verilecek cevaba bağlıdır.



    İnsanı doğru yola iletsin diye gönderilen Kuranı, bu anlamda ölçü almayanların, isimleri Müslüman da olsa Kur'an'a tabi olduğunu söylemesine rağmen, Kur'an'ın öngördüğü bir hayatı yaşamaları mümkün değildir



    sızıntı dergisi

    http://islamgezginleri.to-relax.net/
    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://darulislam.pforum.biz/forum.htm
    HaZaN
    Site Yöneticisi

    Site Yöneticisi
    avatar

    Ruh Hali :
    Lakap : HaZaN
    Rep Gücü : 656

    MesajKonu: Geri: Kur'an'a Bütüncül Değil, Parçacı Anlayışla Yaklaşmak   Cuma Nis. 23, 2010 10:38 am

    Sayfa başına dön Aşağa gitmek
    Kullanıcı profilini gör http://www.ashabiyemin.com
     
    Kur'an'a Bütüncül Değil, Parçacı Anlayışla Yaklaşmak
    Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
    1 sayfadaki 1 sayfası
     Similar topics
    -
    » sagopa kajmer tüm albümleri ep leri we albüm dışı parçaları dew arşiw (no rapıd)

    Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
    islamgezginleri :: (¯`·.(¯`·.Kur'an-ı Kerim.·´¯).·´¯) :: KUR'AN-I KERİM-
    Buraya geçin: